Diyarbakır’da dini nikahla birlikte yaşadığı 3 aylık hamile Helin Eren’i (19) öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Siyabent Şeker’in (20) yargılandığı davanın 2’nci duruşması görüldü. Duruşmada söz alan Helin’in aile avukatı Onur Değer, Sanığın mağdura yönelik ilk kurşunu bacağına, daha sonra ise diğer bölgesine yönelik atışlar gerçekleştirmiştir. Sanığın eyleminde tasarlama unsurunun bulunduğu gibi mağdura gereksiz ve yoğun acı çektirilerek öldürülmesi nedeniyle, ‘eziyet çektirerek öldürme’ nitelikli halinin de değerlendirilmesi gerekmektedir dedi.
Diyarbakır’da 3 aylık hamile Helin Eren’in öldürülmesine ilişkin davanın 2’nci duruşmasında sanık Siyabent Şeker savunma yaptı. Şeker, olay sırasında pusuya düşürüldüğünü düşündüğünü ve hedef gözetmeden ateş ettiğini öne sürdü. Eren’in ailesinin avukatı ise cinayetin tasarlanarak ve genç kadına yoğun acı çektirilerek işlendiğini savundu.
Olay, 24 Temmuz 2025’te Sur ilçesi Çiftkapı mevkisinde meydana geldi. Siyabent Şeker, birlikte yaşadığı 3 aylık hamile Helin Eren’i çağırdı. İddianameye göre Şeker, yanında getirdiği tabancayla Eren’e yakın mesafeden ateş etti. Hastaneye kaldırılan Eren, hayatını kaybetti.
Olayın ardından kaçan Şeker, suç aleti olduğu belirtilen tabancayla yakalandı. Otopsi işlemlerinin ardından Eren’in cenazesi Çiftehavuzlar Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şeker ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İDDİANAMEDE 5 EL ATEŞ EDİLDİĞİ BELİRTİLDİ
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, Helin Eren ile Siyabent Şeker’in dini nikahla birlikte yaşadığı belirtildi. Geçimsizlik nedeniyle Eren’in olaydan yaklaşık 1 ay önce ailesinin evine döndüğü, buna rağmen ikilinin telefon ve çeşitli uygulamalar üzerinden iletişim kurmaya devam ettiği kaydedildi.
İddianamede, Şeker’in olay günü Eren’i arayarak yemek ısmarlamak ve çiçek almak istediğini söylediği, bu şekilde genç kadını görüşmeye ikna ettiği ifade edildi.
Helin Eren’in kuzeni Z.M. ile birlikte saat 21.30 sıralarında Ali Emiri Caddesi Çiftkapı mevkisine geldiği belirtilen iddianamede, Şeker’in de bölgeye gelerek “Ben geldim” dedikten sonra parka girdiği anlatıldı.
Şeker’in daha sonra yakın mesafeden 5 el ateş ederek Eren’i öldürdüğü kaydedilen iddianamede, sanık hakkında “kadına karşı kasten öldürme” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
ŞEKER: “HEDEF GÖZETMEKSİZİN ATEŞ ETTİM”
Davanın Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 2’nci duruşmasında Şeker, soruşturma sırasında verdiği ifadenin bazı bölümlerini kabul etmedi.
Helin Eren ile dini nikahlı olduklarını belirten Şeker, aralarında daha önce birçok kez tartışma yaşandığını söyledi. Eren’in hamile olduğunu kendisine söylediğini belirten Şeker, olay günü çevreyi kontrol ederek bölgeye gittiğini ve kendisini güvende hissetmediğini savundu.
Helin’in yanında kuzeni Z.M.’yi gördüğünü belirten Şeker, yürüdükleri sırada Eren’in kuzenine “üstüne bak” dediğini ve bu nedenle pusuya düşürüldüğünü düşündüğünü söyledi.
Şeker, “O anda onun arkasındaki insan suretine karşı hedef gözetmeksizin ateş ederek olay yerinden uzaklaştım. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum” ifadelerini kullandı.
Silahı 3-4 yıl önce Suriyeli bir çocuktan aldığını söyleyen Şeker, olaydan sonra taksiyle akrabasının evine gittiğini ve polis tarafından gözaltına alındığını anlattı.
Sanık ayrıca, Helin Eren’e bir kez şiddet uyguladığını kabul etti. Eren’in kendisini tehdit ettiğini ve hakaret içeren mesajlar gönderdiğini ileri süren Şeker, dönem dönem Eren’i engellediğini ve daha sonra engelini kaldırdığını söyledi.
BABA EREN: “KATİLİN SÖYLEDİKLERİ YALAN”
Helin Eren’in babası Aziz Eren, sanığın savunmasına tepki göstererek şikayetçi olduğunu belirtti.
Eren, “Katilin söyledikleri külliyen yalandır. Kızıma bir kolye almıştım. Kızımın kolyesini satarak harcadı. Şikayetçiyim. Cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi.
AİLE AVUKATINDAN NİTELİKLİ HAL TALEBİ
Helin Eren’in aile avukatı Onur Değer, sanığın genç kadını önceden görüşmeye çağırarak olay yerine gelmesini sağladığını, ardından doğrudan silahlı saldırıda bulunduğunu belirtti.
Değer, bu nedenle eylemin tasarlanarak gerçekleştirildiğini savundu. İlk kurşunun bacağına, diğer kurşunların ise farklı vücut bölgelerine isabet ettiğini belirten Değer, atışların Eren’in kendisini koruyamayacak ve kaçamayacak duruma gelmesine neden olduğunu ifade etti.
Sanığın eyleminin yalnızca kasten öldürme kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Değer, tasarlama ve “eziyet çektirerek öldürme” yönünden nitelikli hallerin uygulanmasını talep etti.
Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına ve Siyabent Şeker’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 19 Ocak 2027 tarihine ertelendi.