Türkiye’nin UNESCO Karnesi Gündemde: “Asıl Mesele Adayları Dünya Mirası Seviyesine Ulaştırmak”

UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 48’inci Oturumu, Güney Kore’nin Busan kentinde tamamlandı. Dünyanın dört bir yanından yeni kültürel ve doğal miras alanları Dünya Miras Listesi’ne kabul edilirken, bu yıl listede Türkiye’den yeni bir eser yer almadı.

Türkiye’nin UNESCO Karnesi Gündemde: “Asıl Mesele Adayları Dünya Mirası Seviyesine Ulaştırmak”
Yayınlama: 08.08.2026
A+
A-

Türkiye’nin UNESCO Karnesi Gündemde: “Asıl Mesele Adayları Dünya Mirası Seviyesine Ulaştırmak”

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne bu yıl Türkiye’den yeni bir alanın dahil edilmemesi, Türkiye’nin sahip olduğu kültürel mirasın listeye yansıtılması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Türkiye’nin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliğin UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki karşılığının daha güçlü olması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesini önemli bir başarı olarak değerlendiren Yavuz, bu yıl yeni bir alanın listeye alınmasını beklediğini ancak beklenen haberin gelmediğini belirtti. Yavuz, durumun yalnızca bir istatistik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Asıl soru şudur; Anadolu gibi dünyanın en büyük kültür hazinelerinden birine sahip bir ülke, neden bu zenginliği UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aynı ölçüde yansıtamıyor?” dedi.

“ANADOLU YAŞAYAN BİR AÇIK HAVA MÜZESİ”

Hititler, Frigler, Urartular, Likyalılar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi çok sayıda medeniyetin izlerini aynı coğrafyada taşıyan Türkiye’nin dünyada eşsiz bir konuma sahip olduğunu belirten Yavuz, Anadolu’nun adeta yaşayan bir açık hava müzesi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin UNESCO yolculuğunun 1985 yılında başladığını hatırlatan Yavuz, geçen 40 yılda 22 değerin Dünya Miras Listesi’ne girdiğini, geçici listede ise yaklaşık 80 adayın bulunduğunu kaydetti. Türkiye’nin sorununun aday eksikliği olmadığını vurgulayan Yavuz, asıl hedefin mevcut adayların Dünya Mirası statüsüne ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade etti.

ANTALYA’NIN UNESCO BEKLENTİSİ SÜRÜYOR

Antalya’nın yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yavuz, kentin sahillerinden dağlarına kadar çok sayıda önemli antik kente ev sahipliği yaptığını söyledi. Antalya’nın kültürel miras açısından güçlü adaylara sahip olduğunu belirten Yavuz, özellikle Termessos’un UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmeyi fazlasıyla hak ettiğini düşündüğünü dile getirdi.

Yavuz, Antalya’nın UNESCO adaylarının kentin kültürel turizm potansiyeline önemli katkı sağlayabileceğini belirterek, bu alandaki beklentilerinin devam ettiğini ifade etti.

2026’DA LİSTEYE 25 YENİ ALAN EKLENDİ

Yavuz’un verdiği bilgilere göre 2026 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 17 kültürel, 7 doğal ve 1 karma olmak üzere toplam 25 yeni alan kabul edildi.

Listeye kültürel miras kategorisinde Finlandiya’daki Alvar Aalto Yapıları, Fransa’daki Normandiya Çıkarması Sahilleri ile Carcassonne ve Tahkimat Sistemi, Hindistan’daki Sarnath Antik Budist Alanı, Japonya’daki Asuka ve Fujiwara Antik Başkentleri, Çin’deki Jingdezhen Porselen Endüstri Alanları, İran’daki Alamut Kalesi ve Bağlı Tahkimatlar ile Filistin’deki Sebastia Antik Kenti gibi alanlar dahil edildi.

Doğal miraslar arasında ABD’deki Okefenokee Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı, Ürdün’deki Akabe Deniz Koruma Alanı, Güney Sudan’daki Boma-Badingilo Göç Peyzajı, BAE’deki Wadi Wurayah Koruma Alanı ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Garamba Milli Parkı yer aldı. Yunanistan’daki Olimpos Dağı ise karma doğal-kültürel miras kategorisinde listeye alındı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.